Sayfalar

5 Şubat 2013 Salı

Hayat

Hayat

   Herkesin iyi ya da kötü sürdürdüğü bir hayat bulunmaktadır. Yaşama koşulları kimilerine oldukça iyi seviyelerde sunulmuşken, kimileri de oldukça zor şartlar altında yaşama çabası göstermeye çalışmaktadır. Şöyle başımızı çevirip sadece kendi çevremize bakacak olursak bile ne kadar da farklı yaşayış biçimleri olduğunu çok rahat bir şekilde görebiliriz. Genel olarak bölgesel bir şekilde benzer yaşayış şekilleri görüyor olsak da esasında hepsinin birbirinden ayrılan temel farkları bulunmaktadır. Alt kattaki ya da yan binadaki komşumuzun, köşedeki market sahibinin, karşıdaki mağazada çalışan gencin, hatta akrabalarınızın ve daha tanıdığınız ya da tanımadığınız herkesin farklı yaşama şekilleri, farklı hayat mücadeleleri vardır. Yaşadıkları süre boyunca hep o doğrultuda hareket ederler ve doğru bildikleri ne varsa onu savunurlar. Tabii ki bu durumda geçmişten gelen gelenek görenek ve kültür birikiminin, sonra da aile yapısının çok büyük bir etkisi bulunmaktadır.







   Biraz önce de söylemiş olduğumuz gibi, bölgesel olarak benzerlik gösteriyor olsa da esasında sürdürülen her yaşama şeklinin birbirine göre büyüklü küçüklü farkları bulunmaktadır. Bu noktada bir örnekleme yapmamız gerekirse, ülkemizin diğer ülkelere göre olan çok büyük farklılıklarından söz edebiliriz. Tarihin çok eski yıllarından bu zamana kadar farklı şekillere de dönüşerek gelmiş olan Türk adet ve görenekleri Türk kültürü, hayata bakış açımızı diğer ülkelerden çok farklı bir noktaya çevirmiştir. Artık daha esnek bir yapımız olsa da genel olarak bu durum aynı şekildedir. Aynı olaydan farklı ülkeler için de bahsetmemiz son derece doğaldır. Nasıl ki bize farklı ülkelerin sürdürdükleri yaşama şekilleri oldukça farklı ve kimi zaman itici gelebiliyorsa onlar için de bizim yaşama şekillerimiz farklı gelebilir.

   Bu kalıplaşmış kültüre ek olarak, onun ekseninde olmak kaydıyla yaşadığımız hayat bize bazı sorumluluklar ve yapılması gereken durumlar sunmaktadır. Bu sorumluluklar yaşamımızın her anında farklılık göstermektedir. Çocukluk yıllarında sadece okula gitmek ve ders çalışmakla yükümlüyken, yaş ilerledikçe sorumluluk da artar. Sosyal çevreyle ilişkileri arttırmanın, arkadaş çevresi edinmenin yanı sıra akraba ilişkilerine bağlı kalmak da çok önemlidir. Bunlara ek olarak ilerleyen zamanlarda herkesin bir aile kurması ve bu aileyle en iyi şekilde ilgilenmesi yine olmazsa olmazlar arasındadır. Daha bu durumları zamanın akışına göre saymakla bitiremeyiz; özel durumlar, hastalıklar, yaşlanma süreci ve daha bir sürü şey… Hayat, her anımızda karşımıza yeni bir şeyler çıkartmaktan asla vazgeçmez.